« Önceki |

14/4/2008

Beş evrelik iki kişilik bir aşk hikayesi...


Image


Nil Perçinler

François Ozon 5x2 demiş filminde. 5x2 her zaman 10 mu eder? Bize o şekilde öğretildiği için 10 mu etmelidir? Yoksa sadece öğretilmemiş midir, bu bir denklem midir? Beş evrelik iki kişilik bir aşk hikayesi…

Bir ilişkinin bittiği, tükendiği anlardan başlangıcına bir seyir sizde nasıl bir his uyandırır? Bende nasıl mıydı? Şöyle:

İlişkiye başlamadan önceki dönem çok heyecanlıdır ya! Yerinizde duramazsınız, bir kalp atışıdır alır gider, kafanız karışır, cümleleriniz şaşırır. Sanırım bir ilişkiden ziyade bir aşktan ya da aşıktan bahsediyorum. Sonra ilişki başlar, kalp atışları yavaşlar, iktidar yarışı başlar, gözyaşları, tartışmalar, hezeyan dolu sevişmeler ve bir gün bavulunuzu toplarsınız.

Bu filmde hikaye sondan başlıyor. En acı andan, bir kadını en yok edici dakikalardan. Sevdiğiniz adam size hiç tecavüz etti mi? Bu filmde ediyor; kapalı kapıların ardında, kırık kalplerin içinde kalanlar ekrana veriliyor Ozon’un gözüyle.

Marion (Valeria Bruni-Tedeschi) ve Gilles’in (Stephane Freiss) boşanma sahnesiyle başlıyor film. Son mu, yeni bir başlangıç mı? İkisi de olabilir. Bir ilişkinin tükendiği anlarla başlıyoruz. Sonra tükenmenin öncesine gidiyoruz, ilişki acı çekiyor, kan kaybediyor. Gilles’in cinsel kimliğini arayışına şahit oluyoruz. Fantezi ile kimliği karıştırışına, bocalamasına… Bebeklerinin doğacağı gün Gilles’in Marion’u yalnız bırakışına, korkmasına, uzaklaşmasına tanıklık ediyoruz. Hastane odasında yukarıda uyuyan Marion’u hastane girişinde arabanın içinde bekliyor Gilles. İnemiyor, çıkamıyor, dokunamıyor. Düğün günlerine gidiyoruz. Marion’un Gilles’i düğün gecesi aldattığını görüyoruz. Pişmanlıklar, korkular, heyecanlar… Ve yeni bir sona, yeni bir başlangıca gidiyoruz: Tanışmalarına. İki son da birbirine o kadar tanıdık ki. Esasen son olan başlangıçtaki gibi, esasen bir başlangıç olan sondaki gibi.

Tutunamadığımız ilişkilerimiz gibi, bırakamadığımız korkularımız gibi. Son ile başlangıç arasında sıkışmış hayatlarımız gibi. François Ozon tipik bir aşk hikayesini anlatmıyor bize. Gerçekler ve yüzleşmelerle dolu film sunuyor. 

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı